Bizimle iletişime geçin
    http://kibrishavadurumu.tr/wp-content/uploads/2025/04/REKLAM-VERIN-copy.jpg

    Siyaset

    Yönetici mi, Lider mi?

    Yayınlanan

    üzerinde

    Peter Drucker’ın meşhur sözüyle başlayalım: “Yöneticilik işleri doğru yapmaktır. Liderlik ise doğru olanı yapmaktır.” Bu söz, iş dünyasında sıkça tartışılan yönetim ve liderlik arasındaki farkı net bir şekilde ortaya koyar. İş dünyasında başarılı olmak için sadece süreçleri yönetmek yetmez, aynı zamanda büyük resmi görüp doğru yönü belirlemek gerekir.

    Kuzey Kıbrıs iş dünyasında da bu ayrım son derece önemli. Pek çok kurumda yöneticiler, günlük operasyonları yürütmeye çalışsa da, stratejik yönü belirleyecek ve değişimi yönetecek liderler eksik kalabiliyor. Bir yöneticinin temel görevi, işleri etkin ve verimli bir şekilde yürütmektir. Kaynakları en iyi şekilde kullanarak hedeflere ulaşmak, organizasyonun çarklarını döndürmek onun sorumluluğundadır. Ancak, liderlik bundan daha fazlasını gerektirir. Liderlik, o çarkların gerçekten doğru yönde dönüp dönmediğini sorgulamaktır.

    Başarı Merdiveninin Doğru Duvara Dayalı Olması

    Başarıya ulaşmak için çalışan bir yönetici, genellikle mevcut sistem içinde en iyi sonuçları almaya odaklanır. Ancak, bu süreçte bir liderin varlığı büyük fark yaratır. Çünkü lider, başarı merdiveninin yanlış bir duvara dayanıp dayanmadığını sorgular. Eğer yöneticiler sadece var olan düzeni iyileştirmeye odaklanırsa, zamanla verimlilik artabilir ancak yanlış bir yönelim varsa tüm çaba boşa gider.

    Ülkemizin iş dünyasını bu açıdan düşündüğümüzde, şirketlerin ve kurumların sadece kısa vadeli verimlilik hedeflerine değil, uzun vadeli stratejik planlamaya da odaklanmaları gerekir. Bir işletme, yalnızca günlük operasyonlarını iyileştirmekle yetinirse, değişen piyasa koşullarına ayak uyduramaz ve rekabet avantajını kaybeder.

    Liderlik: Değişim ve Yeniliğin Anahtarı

    Liderler, yeniliği teşvik eden, çalışanlarını motive eden ve risk almaktan çekinmeyen insanlardır. Kuzey Kıbrıs’ın sahip olduğu ekonomide, liderlerin iş dünyasını yönlendirme biçimi büyük önem taşıyor. Özellikle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve uluslararası pazarlara açılma konularında cesur kararlar alabilecek liderlere ihtiyaç var. Sadece uluslararası pazarlara açılmak değil, ülkede dışa bağımlılığı azaltacak yüksek ekonomik değer katan iş modellerine açık olmalılar.

    Ülkemizin mevcut iş dünyasına baktığımızda, başarılı olan şirketlerin başında, hem yöneticilik hem de liderlik yetkinliklerini bir arada taşıyan isimlerin olduğunu görüyoruz. Sadece süreçleri yöneten değil, aynı zamanda vizyon geliştiren ve ekibini ortak bir amaç etrafında toplayan liderler, şirketlerini geleceğe taşımada kritik rol oynar.

    Drucker ile Başladık Onunla Bitirelim

    Kuzey Kıbrıs’ta sıkça duyduğum cümlelerden biri de, iş dünyasındaki yöneticilerin ve liderlerin ‘çürük elma’ olarak tanımladıkları, verim alamadıkları personeller hakkında söyledikleri. Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur: Drucker’ın dediği gibi, ‘Çürük elmalar zaten siz işe alırken mi öyleydi, yoksa siz mi onları çürüttünüz?’ Yani, bu çalışanlar gerçekten baştan mı verimsizdi, yoksa yanlış yönetim, zayıf liderlik ve kötü kurumsal kültür onları zamanla bu hale mi getirdi?” Her iki durumda da sorumluluk yöneticilere ve liderlere ait. Sonuç olarak, iyi bir yönetici olmak işlerin sorunsuz ilerlemesini sağlar, ancak iyi bir lider olmak işlerin doğru yönde ilerlemesini güvence altına alır. Eğer bugün iş dünyasında bir pozisyonda yer alıyorsanız, kendinize şu soruyu sorun: “Ben işleri sadece doğru mu yapıyorum, yoksa gerçekten doğru olanı mı yapıyorum?”

    Çünkü en büyük fark, başarı merdiveninin doğru duvara dayalı olduğundan emin olmakta yatıyor.

    Kalın sağlıcakla…

    Özkan Koçak

    Okumaya Devam Et
    Yorum yapmak için tıklayın

    Bir Cevap Bırakın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir